G-T99NNFV6J9
Çocuk ve Aile – Diğdem Kural Keskin

MUTLU AİLE NASIL OLUNUR-MUTLU AİLE NASIL KURULUR

12.12.2020
30
MUTLU AİLE NASIL OLUNUR-MUTLU AİLE NASIL KURULUR
REKLAM ALANI

Aile severek isteyerek bir araya gelmiş iki insanın başlattığı, sonrasında isterlerse sevgiyle genişlettiği kurumdur. Aile bireylerden oluşur. Bireylerin içindeki mutluluk içinde yaşadığı aileyi de etkiler. Bu sebeple özetle diyebiliriz ki; aile “etkileşimsel ilişkiler bütünüdür.”

Ailede en önemli şey iletişimdir. Ailede bireyler birbirlerini olumlu, olumsuz yönde etkiler.

REKLAM ALANI
  • Ailede ilişkilerin yüzeysel olmaması, içten olması çok önemlidir. Her ailede toplumsal normlar ve kendi doğrularından oluşan kurallar vardır. Bu kurallar ne kadar esnek olsa da kuralların varlığı ailenin sınırlarının belirleyicisidir. Kuralların olmaması ailedeki yönün belirlenememesine yol açar. Kuralların varlığı kadar sürdürülmesindeki azmi de çok önemlidir. Ailede sözel iletişimdeki içtenlik, samimiyet sürdürülebilirliğin önemli bir etkenidir.
  • Aile olmaya karar vermek iki farklı kültürü, karakteri kaynaştırmayı gerektirir. Bu kaynaştırma esnasında yaşanılacak zorluklar göze alınmalıdır.

Bu aşamada ne kadar başarılı olunursa bir sonraki aşama olan “problemlere aynı taraftan bakma” aşaması da o kadar kolay atlatılır, kabullenilir ve zamanla eşler birbirine benzemeye başlar. Sağlıklı olan da budur. Çünkü ebeveyn olmak aynı zamanda tutumların da aynı olmasını gerektirir.

Evlilikte çiftler çocuklarının da bakımlarını birlikte üstlenmeli, her olayda fikir birliğinde olmalıdırlar.

Kimilerine göre mutlu aile olmak çok zor olsa da bu genel anlatılanlar çerçevesinde, saygı barındıran sevgi dolu aileler hem topluma hem çocuklarına mutlu bir gelecek vaat etmektedir.

Aile bireylerden oluşur demiştik, öyleyse bireyin mutluluğu, paylaşımı, görüş tarzı, yansıtması, olaylara karşı tepkileri, insan ilişkileri aileyi doğrudan etkileyen faktörlerdir.

“İnsanın ana vatanı çocukluğudur” Bir çocuk büyürken ne kadar özgüvenli ne kadar mutlu olursa ailesine de çevresine de onu yansıtır. Tüm hayatı bunlar etrafında şekillenir.

Ailedeki tartışma, geçimsizlik en çok çocuklara yansır. Kaygı seviyeleri artar, derslerdeki başarısı düşer, arkadaşları ile arası kötü olur. Bazen bunun tam tersi olarak dışarısı çocuğa daha yakın gelmeye başlayarak kendine yanlış arkadaşlar seçer, benliğinden ailesini tamamen uzaklaştırmak amacıyla önüne ilk çıkan kişilere dört elle sarılır. Onların yanlışlarını benimser, ailesiyle sosyalliğini azaltır. Başka insanların kötü alışkanlıklarının hayatını yönetmesine izin verir. Bu bize hiç te yabancı gelmeyen, herkesin kafasında resimler oluşturan geri dönülmesi zor en kötü sonları içeren senaryolardan biridir.

Bu yazımızda konu başlığımız “Mutlu Aile” buna tekrar dönecek olursak, gözlerimizi kapatıp düşündüğümüzde hepimizin aklında mutlu aile kavramının farklı şekillerde ortaya çıktığını görmekteyiz; bazen ellerini sımsıkı tutmuş bundan kocaman bir güç oluşturmuş sevgi, bazen sıcacık mis kokulu bir kek, bazen de atılan kahkahalar… işte bunlar herkesin yaşamak istediği güzellikler… neden çok uzak gelir ki insana? Ayrı tutan nedir gerçekleri bu güzel hayallerden? Bu soruların cevabı sanıyorum büyük bir oranda adı dahi olmayan, hiç te önemli gözükmeyen olaylar, söylemler ya da söylemsizlikler…

Çiftlerin çoğu sudan sebeplerle birbirlerine arkalarını dönüyorlar, bazen çok fazla yorum yapıp saygı sınırlarını aşıyorlar, bazen de iletişim kopukluğu yaşayıp tamamen susuyorlar. Bunlar iki uçta olan biri çok fazla biri de çok az ve normal sınırlarda olmayan davranışlar.

Ailedeki kurallar devreye girerse yani aile bir yapı etrafında şekillenip en zor anlarda bile fertler buna uyup saygıyla davranırlarsa zor zamanlar aşılır. Yüksek ses yerine açıklama olasılığı olur ve bu durumda fikir birliği sağlanır, bunun üzerinde konuşulur, anlaşmaya varılır.

  • Mutlu ailelere dışarıdan bakıldığında herkesin farklı karakterine benzer davranışları yerleştirdiğini görürüz. Olaylara çok farklı tepkiler vermemek ve herkese saygı duymak ta bunu gerektirir.

Mesela “kardeş kıskançlığı” bir sorundur ve bu sorunu başlatan aslında ebeveynlerdir. Bunu sonlandırmak ya da daha da fazlalaşmasını sağlamak yine anne babanın davranışlarıyla alakalıdır.

Genelde çocuklar yeni doğan minik bebeği çekememezlik yapmazlar. Çekememelerini sağlayan etraftakilerin davranışları, kıyas yapması ve kıskanan çocuğun davranışlarına getirdikleri yorum, verdikleri tepkilerdir.

  • Mutluluk çok uzaklarda değil içimizde gizlidir. Bunu davranışlarımızla yansıtırız.
  • Mutluluk öğrenilmesi çok kolay bir histir. Karşımızdaki bunu hisseder.
  • Çocuklarımıza ilk öğretmemiz gereken şey; mutluluktur. En basit öğretinin en karmaşık durumları bile çözmesinin hissettirdiği hazzın gücüne inanılmalıdır. (İnanmak; anlatmanın ve inandırmanın anahtarıdır çünkü…)
  • Ailedeki sevgi bağı, kabul edilebilirlikle doğru orantılıdır. Hatayı, başarıyı, fikri, imkansızlıkları, hayalleri ya da olasılıkları dinlemek, güç vermektir aynı zamanda…
  • Bazen susmakta bir iletişimdir aile arasında… annesini dinleyen çocuk susarak öğreniyordur aslında annesinin anlattıklarını… ya da eşlerin birbirinin sözlerini kesmeden dinlemesi, sessiz onayıdır ilişkilerinin.

Mutluluk evrensel, toplumsal, bireysel en güzel kavramdır aslında…

Mutluluğun bir rengi olsa mavi olur diye düşünürüm ben hep… tıpkı derin denizler, denizlerdeki özgür balıklar gibi… gökyüzü de mavidir… çünkü denizlerin renginin sonsuz yansımasıdır… mutlulukta böyledir, en derin yansımadır ilişkilerde…

Sevgilerimle…

Diğdem Kural Keskin

Aile Danışmanı, Çocuk Terapisti, WISC-R Zeka Testi Uygulayıcısı

 Instagram: çocuk_aile

Facebook: Çocuk ve Aile (@digdemkuralkeskin)

www.cocukveaile.com

İletişim numarası: 0534 6667666

keskindigdem@hotmail.com

Etiketler:

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.