G-T99NNFV6J9
Çocuk ve Aile – Diğdem Kural Keskin

ANAHTARLIKTAKİ DENİZ KOKUSU

12.12.2020
360
ANAHTARLIKTAKİ DENİZ KOKUSU
REKLAM ALANI

Bağımlılık yazıma kaldığım yerden devam etmek biraz zamanımı aldı. Bu süre içinde bağımlı çok kişiyle görüştüm. Eğitimlere katıldım. Birçok başlama öyküleri dinledim. En önemlisi de diğer yazıma ilham veren ve bağımlılığıyla alakalı birçok kez görüştüğümüz kişinin bana ilettiği teşekkürleri; inanmanın ve inandırmanın bendeki önemini daha da arttırdı.

Sizlere biraz ondan bahsetmek istiyorum…İçinde bir umut vardı onu ilk gördüğümde, umudunu tam olarak tanımlayamasa da. Ne için o da bilmiyordu, bağımlılığından vazgeçmeyi birkaç kez denemiş söylediğine göre, çevresi sayesinde kendini tekrar o ortamda bulmuştu. Kendi deyimiyle “o öykünün” içinde. “Her şey üzerine gelirken, ne yapacağını bilemez çaresizlikteyken kaçışın kolay yoluydu onunki. Nasıl olsa vazgeçebilirdi, onun sevdiği sadece şu an her şey üzerine gelirken dünyanın ağırlığını hafifletmenin en kolay yoluydu. Ama bu son deyip arkasını döndüğünde tekrar avuçlarının içine bırakmışlardı o küçük masum görünen zehiri. Şöyle bir düşünüyor, hayır derken istemsizce bir anda birisi elinden alıverecekmiş ve onu kaybedecekmiş korkusuyla dört elle sarılı verdiği zehiri. Bir süre sonra gördükleri kareler haline gelip ayrı sayfalar aynı anda açılıp gökyüzünden inen kaydıraklara dönüşüyor oradan kaymanın eğlencesi sarıyordu her yeri. Sonra ne kadar süre geçiyordu kendisi de bilmiyordu. Ne oluyordu da böyle ağrılar içinde kendine gelip zor nefes alıyordu. Şimdi tekrar kendine gelmişti. Hissettiği soğuk bir zemindi, soğuk ve ıslaktı. Kendi dışkılarının içerisinde yerlerde olmasını ne olarak algılaması o an önemli değildi. Ağrıyordu, sızlıyordu bir yerleri, ne oldu bana diye düşündü. Son olarak neredeydi, ne zamandaydı. Neler gelmişti kim bilir başına? Bunların hiçbirinin cevabı yoktu. Ağrıyı sonra sol elinde duydu. Baktığında bir şey göremedi ama üzerinden ağır bir şey geçmiş gibiydi. Elini açıp kapamaya çalıştı bir yere vurmuştu belki de kim bilir. Etrafı algılamaya çalışıyordu, yalnızdı, neresiydi acaba burası…”

Bunlar bir bağımlının kendini kaybettikten sonra ayılma sahnelerinden sadece bir tanesi. Bana bunları anlatırken tekrar yaşıyor gibiydi sanki o anda. Kim bilir kendinde olmadığı anları tekrar sorguluyordur belki de. Ağrısı devam ediyordu, başı ağrıyordu en çok, çok da huzursuzdu. Sürekli terliyordu. Terliyor, zor nefes alıp bunları anlatıyordu. Ne yapmalıyım diyordu, destek bekliyordu. Yardım etmem için yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Sonra biz konuşmamıza devam ettik, dedim ki on sene sonra şu an hatta bu saatte nerede olmak isterdin? Bana hayalinin hep balık tutmak olduğunu ve bir teknede saatlerce kalıp denizin kokusunu içine çekmenin maviliklerle dolu ufkun büyüsünden bahsetti. Siz de o zaman gelirsiniz değil mi? Tuttuğumuz balıkları birlikte yeriz dedi. Harika fikirlere bayılırım zaten ben, severek kabul ettim. Bu sözü unutmamak için mi yaptı bilmiyorum ama kendi anahtarlığını çıkartıp bana verdi. Bu sizde kalsın, üzerinde ege denizinin izlerini taşır dedi.

REKLAM ALANI

Biz bu konuşmayı yapalı bir yıldan fazla süre geçmişti ki geçenlerde mesajı geldi – Diğdem Hanım, size uzaklardan yazıyorum, henüz bir teknem yok fakat her günüme denizin kokusuyla başlayıp, oltanın minicik titreşimini hissedip balıkları avlayabilecek kadar sağlığım yerinde olduğu için minnet doluyum. Siz bana inandığınız için ben bunu başardım. İçimdeki artık sadece huzur. Unutmak istediğim dertlerim yok çünkü hayatı hep görmek istediğim gibi algılamayı bana siz öğrettiniz. Siz bana olduğu gibi birçok kişiye çözüm yolları sunuyorsunuz. Ben bunları hayatın kilidini açan anahtarlar olarak niteliyorum ve sizin ege denizinin izlerini taşıyan bir anahtarlığınız var 🙂  

Sevgiyle kalın…

Diğdem Kural Keskin

Aile Danışmanı, Çocuk Terapisti, WISC-R Zekâ Testi Uygulayıcısı

 Instagram: çocuk_aile

Facebook: Çocuk ve Aile (@digdemkuralkeskin)

www.cocukveaile.com

İletişim numarası: 0534 6667666

keskindigdem@hotmail.com

Etiketler:

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.